Arama

OP. DR. YASEMİN YILDIZ

yasemin yildiz

FACEBOOK

KİTAPLAR

ebeveyn mirasi

vajinismus mudurlu bedenler

VİDEOLAR

vajinismus tv programi showtv

vajinismus tv programi kanal a

vajinismus tv programi ender sarac

vajinismus

vajinismus tv programi gulben

vajinismus tv programi gulben 2

ZİYARETÇİLER

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün318
mod_vvisit_counterDün1196
mod_vvisit_counterBu Hafta1769
mod_vvisit_counterBu Ay13566
mod_vvisit_counterTüm2736774

Bugün: 23 Ağu 2017

SİTEDE KİMLER VAR

Şu anda 46 ziyaretçi çevrimiçi

Vajinismus Evliliklere Zarar Veriyor!

Vajinismus Evliliklere Zarar Veriyor!

Ülkemizde çok görülen vajinismus boşanmayla sonuçlanabilecek kadar ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılan araştırmalara göre ülkemizde her on kadından biri vajinismus sorunu ile karşılaşmaktadır. Vajinismus, vajina girişini çevreleyen kasların istemdışı olarak kasılarak cinsel birleşmenin acılı olması ya da birleşmenin gerçekleşememesidir.

Vajinismusun altındaki patolojinin, vajinanın dış üçte birindeki kaslarda tekrarlayan ya da sürekli, istem dışı kas spazmları olduğu kanıtlanmıştır. Vajinismus birleşme ile ilgili stres ve korku sonucu oluşan bir koruma refleksidir. Strese karşılık doğal bir cevaptır ve bu durum  ‘savaş ya da kaç’ prensibi olarak da bilinir.

 

Ve ne yazık ki günümüzde pek çok çift sorunun tedavisi olan bir hastalık olduğundan habersizdir. Evliliğin ilk gecesinden itibaren ortaya çıkan bu tabloda çoğunlukla çiftler bunun geçici, zamanla kendiliğinden geçecek bir durum olduğu yanılgısına kapılmaktadır. Evliliğin temel taşlarından olan cinsellik, vajinismus nedeniyle ertelenmesi ve kaçınılması gereken bir sorun haline dönüşmektedir. Cinsel hayattaki bu eksiklik yıllar geçtikçe evlilik kurumuna ciddi zararlar veren bir yaraya dönüşmektedir. cinsellik gibi insan fizyolojisi ve aile içi bağlarda önemli bir role sahip doğal bir sürecin yaşanamaması psikolojik sorunlarla beraber aile içi sosyal sorunlara da neden olabilmektedir.  Evlilikteki  bu sorun;   çiftler arasındaki iletişimin ve yakınlığın kaybolmasına neden olmaktadır. Cinsel ilişki, çiftleri birbirine bağlar. Cinsel yakınlık olunca da hayatın diğer alanlarındaki paylaşımlar artar.

Vajinismus hastalığında kadınlar aslında temelde bir suçluluk ve utanç kısır döngüsü içindedirler. Bu kadınlar için cinsel ilişkiye girmek, çocukluktan itibaren oluşturulmuş olan bilinçaltı düzeyde  anne - babasına ihanet etmek, artık onların saf ve masum kızları olmamak anlamına geldiğinden utanca neden olmaktadır. Diğer yandan, bilinç boyutunda vajinismus durumu eşi tarafından yargılanmasına yol açtığından, eşine karşı görevini yerine getirememe düşüncesi ile  suçluluk yaratmaktadır.Dolayısıyla vajinismus hastası kadın, utanç - suçluluk duyguları içinde bocalar.

Bazı vajinismuslu kadınlar aşırı öfkeli tutumlar sergileyebilirler. Bunun sonucu olarak eşler arasındaki dengeler bozulmaya başlar. İlişkilerinde sıkıntılar arttıkça tamamen içlerine kapanır, küserler ve depresif bir ruh haline bürünürler. Utanç ve suçluluk çatışmasında  bizim toplumuzda cinsellik genellikle sadece üreme amaçlı algılandığından çocuk doğuramamanın baskısı ile suçluluk giderek güçlenir. Vajinismus tedavisinde şu ana kadar karşılaştığım hastalarım hep yoğun bir cinsellikten utanma  bir yandan da  görevlerini  yerine getirememenin yarattığı  utanma, eziklik hislerinden kaynaklanan çatışmalar içinde başvurmuşlardır .

Vajinismuslu kadınlar yıllar geçtikçe şu duyguları yoğun olarak taşımaya başlarlar;

  • Utanç ve suçluluk hissi
  • Depresyon
  • Gizlilik içinde yaşama
  • Çaresizlik ve düş kırıklığı
  • Evliliklerini, birlikteliklerini sona erdirme düşüncesi
  • Cinsel ilişkiden kaçınma ve erteleme
  • Cinsel isteksizlik ve soğukluk

Sorunun tedavisi süreci uzadıkça erkekte kendine güvensizlik, cinsellikten soğuma; ereksiyon problemleri gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya kalma riski de doğabilmektedir.

Vajinismuslu kadınlar sıklıkla, bir gün eşleri tarafından aldatılacaklarına dair korkular ve şüpheler içinde yaşamaktadırlar.

Vajinismus sorunu ve tedavisi hakkında yeterli bilgi sahibi olamayan pek çok kadın eşlerine haksızlık yaptıkları, onlara çocuk veremedikleri, evlilikte görevlerini tam olarak yerine getiremedikleri duyguları ile eşlerine boşanmayı teklif ederler.

Vajinismusla yaşayan çiftlerin karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri çocuk sahibi olamamaktır. Evliliğin ilk birkaç yılından sonra özellikle çiftlerin ailelerinden gelen ‘torun sahibi olma isteği’  çiftlerin hayatında baskısını hissettirmekte kördüğümü daha da arttırmaktadır. Çoğu zaman cinsel ilişkilerinin olacağından iyice umudunu kesen çiftler Tüp bebek merkezlerine başvurmakta ve anestezi eşliğinde işlemlerle çocuk sahibi olabilmeyi umut etmektedir. Tüp bebek girişimleri çiftleri maddi ve manevi yükler altına sokmaktadır. Son birkaç yıldan beri vajinismus ve tedavisi hakkında bilgi sahibi olmadıkları için tüp bebek ve aşılama yöntemi ile çocuk sahibi olmak için çeşitli merkezlere başvurmuş pek çok hasta ile karşılaşmaktayım.

Vajinismusun nedeni çok istisnai durumlar hariç %99 psikolojik kaygı ve endişelerdir. Vajinismus kadının korkularına karşı geliştirdiği bir savunma cevabıdır. Bu duygular birleşme ya da muayene sırasında ortaya çıkan tipik santral sinir sistemi  tepkilerini temsil eder: terleme, titreme, idrar gelmesi hissi, huzursuzluk, bulantı, karın ağrısı, bacakları kapama, vücudu kasma, nefes tutma, vokal tepkiler (ağlama, durmak için yalvarma, çığlık atma vb.), karşısındakini itme gibi… Elbette her kadın aynı şekilde cevap vermez ancak en azından yukarıdaki tepkilerin bir ya da birkaçını görebiliriz. Sonuçta duygusal stres rahatsızlık hissinden ağır endişe ve panik ataklara kadar farklılık gösterebilir.

Evlilik kurumuna ve kişiler arası ilişkilere bu kadar zarar verebilen vajinismus sanıldığı gibi bir kabus değil, %100 tedavisi olan bir sorundur. Ne yazık ki çiftler kendi başlarına sorunu çözmeye çalıştıklarında gün geçtikçe büyüyen bir canavara dönüşür. Bu problemi yaşayan çiftlerin zaman kaybetmeden, ertelemeden cinsel terapi kliniklerine başvurmaları gereklidir.

Doktora Soru Sor
Op. Dr. Yasemin Yıldız Yazan: Op. Dr. Yasemin Yıldız
Cumartesi, 10 Kasım 2012 17:45

Takip 5190.

Konuyu Oyla

(2 Oy)

İlginizi Çekebilecek Konular